Varlıklarını sürdürmek için göçebe yaşayan Dukha Kabilesi Moğolistan Sayan Dağlarında yaşıyorlar. Onları Asya’daki diğer kabilelerden ayıran en önemli özellik “Ren Geyiklerini” evcilleştirmiş olmaları. Sayıları beş altı yüz civarı olan bu göçebe halk, Moğolca ‘da “Ren Geyiği İnsanı” anlamına gelen “Tsaatan” diye adlandırılıyorlar.
Ren geyiklerinin sütüyle beslenen Dukhalar, göç ettikleri zaman da onları tıpkı bir at gibi binmek için kullanıyorlar. Mecbur kalmadıkça eti için geyikleri kesmeyi tercih etmiyorlar.

Dukha halkının belli bir lideri bulunmuyor herkes eşit koşullarda yaşıyor. Avcılık yapıyorlar ve avdan elde edilen et ava katılan ya da katılmayan herkese eşit olarak dağıtılıyor. Yani eşitliği bir yaşam felsefesi olarak benimsemiş durumdalar. Belki biraz da bunun etkisiyle, ailelerde genellikle kadınlar aile reisi konumunda kabul görüyorlar.

Dukhalar avcılık dışında yabani yemişleri de toplayıp besin maddesi olarak tüketiyorlar. Türkçenin lehçelerinden birini konuşuyorlar.

Dukha halkı zorlu coğrafi koşullarda göçebe olarak yaşasalar da belki de dünyanın en huzurlu ve mutlu halklarından olduklarını düşünmek oldukça kabul edilebilir görünüyor. Böylesi güzel bir halk dileriz varlığını daima sürdürebilirler…


